VİZYON

Sağlıklı bir geleceğin anahtarı

YEŞİL BİNALAR

Kentsel dönüşümün başında olan Türkiye için, enerji ve su tasarrufu sağlayan, doğaya saygılı bir inşaat türünü benimseyen yeşil binaların yaygınlaştırılması, sağlıklı bir geleceğin en büyük anahtarı...

Doğayla uyumlu, çevre dostu binalar... İklim verilerine ve bulunduğu bölgeye özgü koşullar dikkate alınarak inşa edilen, ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş, doğal ve atık üretmeyen çevre dostu malzemelerin kullanıldığı ekosistemlere duyarlı yapılar... Bir binanın "yeşil bina" unvanı alabilmesi için bunların hepsine sahip olması beklenmektedir. Bu kapsamda yeşil binaların pek çok avantajı olduğunu söylemek mümkün; yeşil çatı uygulaması ile yağmur sularını arındırması, güneş enerjisinden ve doğal ışıktan yararlanması, enerji tasarrufu sağlaması, karbondioksit salınımını azaltması, tüketilen atık suyu arıtması ve sulama amaçlı kullanabilmesi, binanın değerini artırması... Amerika'da yapılan bir çalışma, "yeşil" binaların enerji tüketiminde %24-50, CO2 salımında %33-39, su tüketiminde %40 ve atıklarda %70'e varan bir düşüş sağladığını ortaya koymaktadır. Türkiye'de yeni binaların çevre dostu bina kriterlerine göre inşa edilmesi ve mevcut binaların da bu kriterlere uygun dönüştürülmesi ile hem çevreye etki azalacak hem de büyük oranda tasarruf edilecektir. Bizim de bir sertifikamız olsa? Yeşil bina sertifikası; binanın tasarım, inşaat ve kullanım sürecinde sürdürülebilirlik kriterlerine odaklanarak çevreye verilebilecek en az zararın belgesi olarak tanımlanıyor. Sertifika yatırımcıların, mal sahiplerinin ve kullanıcıların ulusal ve küresel rekabette çevre dostu olduklarını ve sürdürülebilirliğe katkı sağladıklarını gösteren bu sertifikayla ilgili olarak günümüzde pek çok sistem geliştirilmiştir. Dünyada bazı ülkeler kendi koşullarına uygun sertifika sistemi geliştirirken bazı ülkeler ise uluslararası sertifika sistemlerini kullanmayı tercih ediyor. Türkiye'de bu sistemlerden en çok LEED, BREEAM ve DGNB sertifika programları yaygın. Ancak yeşil binaların Türkiye'de yaygınlaşması için çalışmalar yürüten ve Dünya Yeşil Binalar Konseyi Tam Konsey statüsünü kazanmış olan Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (CEDBİK), ülkemize özgü bir sertifika programı üzerinde çalışıyor. Bu kapsamda, binaların yeşil bina kriterlerine göre tasarlanarak inşa edilmesi ve sertifika alması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın desteğini alan CEDBİK, Enerji Bakanlığı ile de görüşme halinde. Türkiye'de geliştirilecek bu sertifikanın, diğer uluslararası sertifikalara göre en büyük avantajı ise kuşkusuz, sertifika gelirinin yurtiçinde kalarak böylece dışarıya kaynak transferinin engellenmesi olacak. Konuyla ilgili yeni bir gelişme ise, Türk Standartları Enstitüsü'nün de ulusal ve uluslararası alanda akretide edilmiş bir sertifikaya sıcak bakması ve bu yönde ciddi bir çalışma içinde olması... Türkiye'deki tablo nedir? Ekolojik bilincin göstergesi olarak Türkiye'de sertifikalı yeşil bina projeleri de hızla artıyor. Mart 2013 itibariyle Türkiye'de CEDBİK'e kayıtlı 50 adet sertifikalı, 150 adet sertifika adayı yeşil bina mevcut. Türkiye gibi yapı stoğu 18,5 milyon olan bir ülkede 200 bina az gibi görünse de, sertifikalı yeşil binaların artış ivmesi göz önüne alındığında sektörün hızla büyüdüğünü söylemek mümkün.

470 MİLYON DOLARLIK ENERJİ VE SU TASARRUFU!

Tahminlere göre Türkiye'nin yılda 600 binden 2023'e kadar 7,5 milyon konuta ihtiyacı var. Yeni yapılacak 7,5 milyon konutun yüzde 2-3'ü dahi yeşil bina sertifikası aldığında 2023'e kadar 470 milyon dolarlık enerji ve su tasarrufu elde edilebilecek. Eğer tüm konutlara bu sertifika verilirse o zaman 25,5 milyar dolarlık tasarruf sağlanacak. Binaları yeşil sertifika alabilecek şekilde yapmak için maliyet biraz artsa da projenin sonraki yıllarda sağladığı tasarruf değeri çok daha yüksek. 7,5 milyon konuttan elde edilecek 25,5 milyar dolar 100 megawatt'lık 250 elektrik santraline bedel.

18.5 milyon

Türkiye'deki yapı stoğu (CEDBİK).